Günlük · Temel

Homeopati nedir?

Benzerler yasası · "yapay hastalık" · ve BENİM PRATİĞİM

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarına göre homeopati, dünyada en sık başvurulan tamamlayıcı tıp sistemlerinin başında geliyor. Dünya genelinde 200 milyondan fazla insan düzenli olarak homeopati kullanıyor. Bu insanlar ve gittikçe artan sayıda hasta çoğunlukla kronik sağlık sorunları ile homeopatiye başvuruyorlar.

1700'lerin sonunda, dönemin ağır ve hastayı yıpratan tıbbi uygulamalarından rahatsızlık duyan Alman tıp doktoru Samuel Hahnemann, iyileşmenin daha nazik bir yolu olması gerektiğine inandı ve homeopati sistemini geliştirdi.

Hahnemann, çeviri yaptığı yıllarda eski tıp metinlerinde geçen "benzer benzeri iyileştirir" yaklaşımına aşina olmaya başlar. Avrupa'da sıtma salgını başlayınca yine eski bir tıp metninde kınakına ağacı kabuğunun sıtma benzeri semptomlar ürettiği bilgisini farkeder. Bu bitkiyi kendi üzerinde denemeye karar verir ve sağlıklı olmasına rağmen bu bitki kullandığında sıtma belirtileri gösterir. Bu bitkiyi seyreltip maddesel gücünden arındırıp, succussion yöntemiyle kuvvetlendirince de, aynı bitkinin sıtma hastalarına iyi geldiğini gözlemler. Bu keşif ile Hahnemann ve onu takip eden yüzlerce doktor hastalığın belirtilerini ortaya çıkarma gücüne sahip bitki ve mineral ve hayvansal kaynakları kendi üzerlerinde denemeye başlarlar. Her birisini succussion yöntemiyle hastalık hallerine iyi gelen birer devaya çevirirler.

Bizi sağlıklı ve dengede tutan, Hahnemann'ın "Yaşam Gücü" (Vital Prensip) adını verdiği görünmez, dinamik bir enerji vardır. Organon'a göre hastalık, sadece bozuk bir organ veya dışarıdan gelen bir patojen değil, en temelde bu yaşam gücünün akordunun bozulmasıdır. Bedenimizde gördüğümüz ağrı, ateş, uykusuzluk veya cilt döküntüleri gibi semptomlar aslında hastalığın kendisi değildir; yaşam gücünün içerideki bu bozulmaya dair gösterdiği belirtilerdir. Bu açıdan yaşam gücü her zaman aslında "tek bir hastalık" ile uğraşıyordur. 

Simillimum ve yapay hastalık: iyileşme nasıl gerçekleşir?

Homeopatinin en çarpıcı ve devrim niteliğindeki yaklaşımı, semptomları baskılamak yerine onları taklit edecek doğal maddelerle bedende yapay hastalık yaratmasıdır. Bu şöyle olur:

Homeopati bu açıdan bir bitkisel tedavi yöntemi değildir. Bedenin kendini iyileştirme mekanizmasını son derece teknik bir yöntem ve seyreltilmiş ürünlerle sağlayan, hastalığa kalıcı ve etkili ama aynı zamanda nazik bir iyileşme getiren, neredeyse 300 senedir kuralları ve etkinliği değişmemiş bir sağlık yöntemidir.

Homeopatik prensibe göre bir insanda aynı anda birden fazla hastalık yoktur. Tek bir hastalık vardır; bu da yaşam gücünün dengeden çıkmış oluşudur. Hastalık adı altındaki tüm semptom ve belirtiler ise bu dengeden çıkışın birer göstergesidir. Biz homeopatlar bu göstergeleri kullanarak bu yaşam gücünün neye ihtiyacı olduğunu anlarız ve simillimum remedi ve remediler ile yaşam gücünün dengeye gelmesini sağlarız.

Başlangıçta radikal bir keşif olan bu yöntem, Hahnemann'ın insan doğasına, miyazmalara (kronik hastalıkların kökeni) ve yaşam gücüne dair derin analizleriyle olağanüstü sağlam bir felsefi zemine oturmuştur. 200 yılı aşkın süre önce atılan bu temeller, homeopatinin bugün dünya çapında milyonlarca insanın başvurduğu, modern, incelikli ve tamamen hastaya özgü (bireyselleştirilmiş) bir tıp sistemi olarak yaşamasını sağlamıştır.

Homeopati bugün Birleşik Krallık'ta ve diğer birçok ülkede binlerce insanın kullandığı bir tamamlayıcı bir uygulamasıdır.

Bu yöntemle ilgili detaylı bilgiye Makaleler bölümünde paylaşılan yazılara göz atarak veya bize mail yollayarak ulaşabilirsiniz.

Benim homeopati pratiğim

Peki ben bu çerçeveyi günlük pratiğimde nasıl kullanıyorum?

İyi bir vaka çalışması, acele ettirilmemiş bir hikâyeyle başlar. Bu yüzden ilk seansımız uzun sürer. Şikâyetinizin ne zaman ve nasıl başladığını, onu neyin ağırlaştırıp hafiflettiğini, uykunuzu, iştahınızı, mizacınızı, kaygılarınızı ve sevinçlerinizi dinlerim. Homeopati geleneğinde bedenle iç dünya birbirinden ayrı okunmaz; ben de öyle okurum.

Sonra bu hikâyenin bütününe "benzeyen" remediyi ararım. Buna simillimum denir — tablonuza en çok benzeyen remedi. "Eskiden üşüyordum, şimdi yanıyorum" diyorsanız, bu benim için sıradan bir ayrıntı değil, yol işaretidir. Yaşam gücü en çok beden yoluyla konuşur — ve beden yalan söylemez. Gerekirse organ remedileri kullanıp, miyazmatik engellere ne zaman çalışacağımıza dair notlar alırım. 

Kendime "klasik homeopat" demiyorum. Bu etiket çoğu zaman tek bir "yapısal remedi" arayışını anlatır. Benim pratiğim Hahnemann'ın Organon'una sadıktır: o anda yaşam gücünü en çok zorlayan şikâyet okuyup, o anın simillimum'unu veririm. Tablo değiştikçe remediniz de değişir. Bu yüzden çok sıkı ve detaylı takip yaparım ve takip seanslarında vakayı her seferinde baştan ele alırım — çünkü siz değişirseniz, tablo ve remediniz de değişir.

Seanslar arasında sizden duymayı, değişimleri bilmeyi isterim çünkü hepsi sürecinizin önemli bir parçası. 

“Aforizma 6 & 7 "Önyargısız bir gözlemci hastalığa dair metafizik spekülasyonların boşuna olduğunun farkındadır ve o anda mevcut olan semptomların bütününden (totality of symptoms) başka bir şey görmez.” 
Organon of Medicine-Samuel Hahnemann

18 yıllık pratiğim sonrası pusulam hala Organon. Bir devinim içinde katman katman açılan yaşam gücünü izleyerek, her bireyin yaşam gücü neye ihtiyaç duyuyorsa onu veriyorum. Spekülasyona, yoruma izin vermeden. 

— Hande

“Hikâyenizi dinlemek için
buradayım.”

Seans bilgileri için yazın Ana sayfaya dönün